Site Rengi

Meb Yayınları 8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 67

Meb Yayınları 8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 67

Meb Yayınları 8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 67

Meb Yayınları 8. Sınıf İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 67

Başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı 9 kişilik Temsil Heyeti oluşturuldu ve bu heyete bütün Doğu Anadolu’yu temsil etme yetkisi verildi. Doğu illerindeki tüm cemiyetler, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısı altında birleştirildi. İlk kez millî sınırlardan bahsedilen bu kongrede vatanın bütünlüğüne, milletin birlik ve beraberliğine yönelik kararlar alındı. Erzurum Kongresi kararları İstanbul’daki işgal kuvvetlerine, yabancı devlet temsilciliklerine ve tüm yurda gönderildi. Kongre; toplanma amacı, toplanma şekli ve niteliği bakımından bölgesel olmakla beraber aldığı bazı kararlar vatanın bütününü ve milletin genelini ilgilendirdiği için millî bir nitelik taşır.

Millî Mücadele Dönemi’nde yapılan diğer kongreler şunlardır: “ …Erzurum ve Sivas Kongreleri dışında bölgesel olarak Balıkesir Harekât-ı Millîye Kongresi, Alaşehir Harekât-ı Millîye ve Redd-i İlhak Büyük Kongresi, Nazilli Kongresi, Lüleburgaz ve Edirne Kongreleri, Denizli Ulusal Kurulu ve Pozantı Kongresi yapılmıştır. Bu kongrelerde gerek Kuvâ-yı Millîye’nin desteklenmesi, gerekse vatanın bağımsızlığının sağlanması yolunda önemli çalışmalar yapılmıştır.” (Celal Erikan, Komutan Atatürk, ss.332-333)

Sivas Kongresi, millî bir kongre olmasına rağmen kongredeki delege sayısının Erzurum Kongresi’ndeki delege sayısından daha az olmasının sebepleri nelerdir? Açıklayınız.

Kongrede doğu illeri adına delege olarak Erzurum Kongresi’nde seçilen Heyet-i Temsiliye (Temsil Kurulu) üyeleri bulunuyordu. Batı ve Orta Anadolu illerinden gelen diğer temsilcilerin de katılımı sayesinde Sivas Kongresi, ulusal bir kongre niteliği kazanmıştı.

Kongreye katılan delege sayısı tartışmalı bir konudur. Ankara gibi bazı illerde vâlilik baskısı ile delege seçimi gerçekleşememiş, bazı illerden seçilen delegelerin ise yola çıkması engellenmiş, bu nedenle kongreye katılamamış veya kongre çalışmaları bittikten sonra Sivas’a gelebilmişlerdi. Sonradan katılanlar’la birlikte delege sayısının 41’i bulduğu söylenebilir. (Farklı kaynaklara göre 31, 33, 38 katılımcı vardır.)

Delegeler kongrenin ilk oturumunda İttihat ve Terakki ile bir bağları olmadığını ispat için bir yemin metni hazırlamış ve bu metni okumuştur.

“Makam-ı celil-i hilafet ve saltanata, İslamiyete, devlete, millete ve memlekete manen ve maddeten hizmetten başka bir gaye ve emelimiz olmadığına binaen kongrenin müzakeresi devamı müddetince ihtirasat-ı şahsiye ve siyasiyeden ve fırkacılık amalinden münezzeh bir azim ve iman ile çalışacağıma namusum ve bilcümle mukaddesatım namına vallah, billah”

Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

Mustafa Kemal, Erzurum Kongresi sonrasında Temsil Heyeti üyeleriyle birlikte yola çıktı. Erzincan üzerinden 2 Eylül’de Sivas’a ulaştı. Sivas Kongresi’nin açılması için çalışmalara başladı. Erzurum Kongresi kararlarının vatanın bütününü kapsayacak hale getirilmesini amaçlayan bu kongreyi engelleme girişimleri vardı. İstanbul Hükûmeti, kongrenin toplanmasını engellemesi ve Mustafa Kemal’i tutuklaması için Elâzığ Valisi Ali Galip’i görevlendirdi. Kongrenin toplanması halinde Fransızların şehri işgal edeceği söylentileri yayıldı. Tüm bu engelleme girişimlerine ve tehditlere rağmen kongre 4 Eylül 1919 tarihinde, yurdun çeşitli yerlerinden gelen 38 delegenin katılımıyla Sivas İdadisinde (Lisesi) toplandı. Kongre başkanlığına Mustafa Kemal seçildi. Vatanın bağımsızlığı ve milletin geleceği için çok önemli konuların görüşüldüğü Sivas Kongresi’nde tarihi kararlar alınarak çalışmalar 11 Eylül’de tamamlandı.

Kongrede alınan bazı önemli kararlar şunlardır:

  • Vatanın bütünlüğünü ve milletin bağımsızlığını sağlama konusunda Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar aynen kabul edildi.
  • Ülke genelindeki tüm millî cemiyetler Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adı altında birleştirildi.
  • Temsil Heyeti’nin sadece Doğu Anadolu’yu değil tüm yurdu temsil etmesi kararı alındı.
  • Manda ve himaye kesin olarak reddedildi.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.