Site Rengi

Şu Acayip Hayvanlar Kitap Özeti

Şu Acayip Hayvanlar Kitap Özeti

Şu Acayip Hayvanlar Kitap Özeti
23.11.2021
70
A+
A-

Şu Acayip Hayvanlar Kitap Özeti

Şu Acayip Hayvanlar Sunuş

Hepiniz biliyorsunuzdur ama, ben yine de ACAYİP kelimesinin ne anlama geldiğini kısaca anlatayım:

ACAYİP, garip, tuhaf, alışılmadık, olağanüstü, tabiatüstü, şaşırtıcı, mucizevî, akıl almaz.. gibi anlamlara gelir.

Peki nedir ACAYİP olan?

Herşey!

Evet etrafımızda gördüğümüz herşey, aslında çok ACAYİP’tir. Ancak, alışkanlık denen yapışkan bir hastalık yüzünden, üstelik çok da bulaşıcıdır. biz aslında çok ACAYİP olan milyon tane şeyi, artık pek ACAYİP bulmamaya başlarız. Daha doğrusu, onların üzerindeki ACAYİPLİKLERİ farketmek; en azından ilk bakışta farketmek, bizim için mümkün olmaz. Bir süre sonra da, gözümüzün önünde dursalar bile, onlarda bir ACAYİPLİK, bir harikalık ve mucizevi bir yaratılış olduğuna tamamen kör kalırız.

—Ne olmuş canım, tavuk işte, bak yumurtladı. Oh ne iyi!

—O bir İneeeeek! Süt verecek tabii!

— Ağaçtan elma çıkar tabi kardeşim, bulaşık süngeri çıkacak değil ya!

—Yani bulaşık süngeri çıksa daha ACAYİP olurdu öyle mi?

— Ee.. tabi!

İşte bu bu tür sözler, insanların artık ACAYİP şeylere, karşı kör olduklarını, söyler.

Oysa biraz düşünsek, ne tavuk, ne yumurta, ne inek ne süt ne ağaç, ne meyve… sıradan şeyler değildir. Her biri, kelimenin tam anlamıyla; akıl almaz, harika, olağanüstü, tabiatüstü, mucize.. yani ACAYİP’tir.

Yumurtayı elinize alın mesela. Ve ona sadece kahvaltılık bir yiyecek olarak görmekten başka bir gözle bakın! Sonra tavuğu düşünün, bu kusursuz kabuğun resmini çizmek bile, bizim için neredeyse imkansızken, tavukların bunu nerelerinden çıkarıp attıklarını aklınıza bir getirin. Ortada bir pergel yok, gönye yok, hesap, kitap yok! Bütün gün gıdaklayıp ekmek kırıntısı, solucan ve bir yığın börtü böcek yiyen tavuğun, böyle bir yumurtanın kabuğunu bile kendi başına yapıyor görünmesi ACAYİP değil mi?

Yumurtanın içinden hiç bahsetmiyorum bile. O, daha da ACAYİP çünkü!

Çamurlu ve bulanık bir suyu kökleriyle, içen ama dallarından nar gibi, mandalina gibi, elma gibi, kiraz gibi, şepşeker meyveleri bizlere uzatan ağaçlar da ACAYİP’tir. Ve ACAYİP kelimesinin anlamlarından biri olan MUCİZE’dir.

Koca kafalı inekler, yedikleri onca ot ve samandan sonra, bembeyaz ve tatlı bir süt çeşmesi haline gelmeleri de insaf edin arkadaşlar ACAYİP değil midir? Harika değil midir? Mucize değil midir?

Şu kısacık önsöz de, ben size daha başka örnek vermeyeceğim. Ama ACAYİP ŞEYLER DİZİSİ’nin sayfaları arasında, hayvanlar aleminden, bitkiler aleminden, kendi vücudumuzdan, uzaydan, yeryüzünün denizlerinden, dağlarından, rüzgarlarından, bulutlarından…Karıncalardan, arılardan.. pek çok ama pek çok örnekler vereceğim.

Çok ACAYİP şeyler anlatacağım. Üstelik bunlar, efsane, masal, mesel, hikâye olmayacak! Yaşadığımız bu evrenin, her zerresine kadar var olan ACAYİP şeylerden, harikalıklarından ve yaratılış mucizelerinden olacak!

Bir kitapta, bitkiler aleminde gezeceğiz, bir başkasında insan vücudunda, bir sonrakinde ise, uzayın derinliklerinde, yıldızlardan yıldızlara, adım ad?m koşacağız.

Dikkat! Dikkat! ACAYİP şeyler dizisi başlıyor!

Ama, gerçekten çok ACAYİP!

İşte diziminiz ilk kitabı ŞU ACAYİP HAYVANLAR!

Haydi buyrun! Antiloplar, devekuşları, sinekler, arılar, ağustosböcekleri, kaplanlar ve “Sakın üzerine basmayın ha!” sümüklüböcekler sizleri bekliyor!

Çok ACAYİP, çoook!

Şu Acayip Hayvanlar Konu Başlıkları

  • En güçlü kim?
  • Hayvanlar hastalandığında
  • Hayvanlar nasıl uyur?
  • Kış kapıyı çalınca
  • Yağmur altında
  • Sıcak havalar kimi bozar?
  • Gecelerin kuşu: Baykuş
  • Kurtlar vadisi
  • Şu acayip kediler
  • Kaplan! Kaplan! Kaplan!
  • Bir arının hatıra defteri
  • Birisi “Yabanarıları işe yaramaz” mı dedi?
  • Odamda bir sinek var!
  • Salyangozlar ve sümüklüböcekler
  • Devekuşunun yumurtası
  • Şimdi göç vakti
  • Merhaba sevgili ağustosböceği

Şu Acayip Hayvanlar Özet

Şu Acayip Hayvanlar kitabı 17 konudan oluşmaktadır. Yazarımıza saygıdan ve hakkına girmemek için sadece açık olarak verilen tek konu özeti vereceğiz. En güçlü kim? başlığının özeti:

EĞER BİR GEYİK BÖCEĞİ, halter yarışmalarını seyretseydi, gülmekten yerlere yatardı. Neden mi? Çünkü  2  gram ağırlığındaki bir geyik böceği, kendi ağırlığının tam 200 katı yük kaldırabilir. Bir haltercinin aynı oranda ağırlık kaldırdığını  düşünebiliyor musunuz? Mesela, 100kiloluk  bir  halterci,  geyik  böceği  kadar  güçlü olsaydı tam 20 ton ağırlık kaldırabilirdi.

Eğer bir antilop, maraton yarışlarına katılabilseydi; durum insanlar için, çok daha dramatik, olurdu. Çünkü yaklaşık 42 km. olan maraton mesafesini, en süper koşucu bile 2 saat gibi bir zamanda tamamlayabilir. Oysa bir antilop için bu mesafe, 40 dakikalık bir iştir. Üstelik saatte 65 km. gibi ortalama bir hızla!

Allah, antiloplara kendilerini koruyabilmek için hızlı koşmak gibi bir özellik vermiş. Böylece, leoparlardan, aslanlardan ve işte bu türden yırtıcılardan çoğu zaman kaçabilirler.

Antilopların bacak ve kas sistemleri herşeyiyle hızlı koşmak için yaratılmıştır. Ancak asıl sır, onların ciğerlerindedir.

Antilopların ciğerleri, insanlardan çok daha hızlı nefes alıp verebilecek şekilde yaratılmıştır. Bu turbo(!) ciğer sistemi sayesinde antilop, bir dakika içinde insandan 4 ya da 6 kat daha fazla havayı teneffüs edebilir.

Hani biz koşarken nefesimiz kesilir ya; işte antilopların nefesi hiç kesilmez! Peki beslenmek için antilopları avlamak zorunda olan leoparların durumu nedir sizce?

Onlar da sıkı koşuculardır.

Olağanüstü omurga ve kemik sistemleri sayesinde, durdukları yerden tam 14 metre uzağa atlayabilirler. Bakın bunu öğrendiğimiz çok iyi oldu. Sakın bir leoparın miskin miskin oturduğuna aldanıp 14 metreden daha yakınına yaklaşmayın. Aslında siz hiçbir zaman bir leoparın yanına yaklaşmasanız daha iyi olur. Çünkü bir leopar 2 saniye içinde tam 75 km. hıza çıkabilir. Bu durumda, aynı süre içinde sadece 25 km. hız yapabilen bir insan olarak, pek şansınız yok gibi görünüyor. www.ilginize.com

Yüzyıl kadar önce, kendini beğenmiş bir Amerikalı güreşçi “Ben bir aslanla güreşeceğim” diye tutturmuş. Derdi de, insanların aslanlardan daha kuvvetli olduğunu ispat etmekmiş.

Galiba çocukluğunda çok fazla Tarzan çizgi romanı okumuş ve okuduklarının etkisiyle böyle saçma bir işe kalkışmış.

Karısı onu bu işten vazgeçirmeye çalıştıysa da sözünü dinletememiş ve adam yüzlerce kişinin gözü önünde aslanla güreşerek onu yenmiş!

“Ne!! Aslanı yenmiş mi?” dediniz?

Evet güreşçi aslanı yenmiş ancak işin içinde küçük(!) bir hile varmış. Güreşçinin adamları, ringe çıkmadan önce aslanın ağzını uzaktan görünmeyen bir ağ ile sıkıca bağlamışlar. Pençelerine ise babaannemin ördüğü patikler gibi patikler geçirmişler.

Eh, bu şartlar altında aslan ne yapsın, moral olarak çökmüş bir kere.

Eğer bu küçük hile yapılmamış olsaydı, değil güreşçi, Tarzan’ın kendisi gelse (kırk kaplan gücündeki Fantoma da olabilir) öyle filmlerdeki gibi bir aslanı kol gücüyle yenmeyi, ancak rüyasında görürdü.

Güç kuvvet konusunda ayıların da hatırı sayılır bir yeri vardır.

Bir boz ayı, bir arabanın kapısını kâğıt gibi bükebilir hele de arabanın içinde bir kavanoz bal varsa bunu arka arkaya 10 kez yapabilir.

Fillerin de çok güçlü olduklarını söylemeye gerek yok sanırım. Ancak onların 40 bin ayrı kastan oluşan o muhteşem hortumlarının, bir insanı tutup bir ağacın tepesine rahatlıkla fırlatabileceğini sakın aklınızdan çıkarmayın.

Hipopotamlar! Ne zaman bir hipopotam görsem.. Hipopotam da kim mi oluyor? Suaygırı canım. Evet ne zaman bir hipopotam görsem gülmekten kendimi alamam o devasa ağızlarını açıp, minicik kulaklarını titretmeleri bana çok komik gelir. Ancak bir hipopotama da çok fazla yaklaşmak hiç akıllıca bir şey değildir. Çünkü çeneleri bir ağaç kütüğünü parçalayabilecek kadar güçlüdür.

Fakat ısırma konusunda kimse köpekbalıklarıyla yarışamaz. Bir köpekbalığı ağzını sıkıca kapattığında dişlerinin her bir santimi 3 tonluk bir basınçla sıkar. Artık arada kalanın canı çıksın demeye bilmem gerek var mı?

Goriller bir tüfeğin namlusunu çubuk kraker gibi kırabilir, boğalar ise duvar kalınlığındaki tahta perdeleri bir kafa darbesiyle paramparça edebilirler.

Sakın merak etmeyin, kendinizi yeryüzünün en zayıf ve güçsüz canlısı olarak da görmeyin! Sizi sakinleştirecek ve hayvanların karşısında ezik duruma düşmekten kurtaracak bölüme geldi sıra.

Evet, Allah her hayvana ne kadar kuvvet gerekiyorsa o kadar kuvvet vermiş. İnsana ise bir miktar kuvvetle birlikte kas gücünden çok çok çok daha önemli bir güç olan AKIL nimetini vermiş. İşte biz aklımızı kullanarak, o korkunç aslanlarla sirklerde oyuncak gibi oynarız. Küçücük çocuklar ellerine aldıkları cılız sopalarla dev gibi mandaları suya götürür; sonra da susuz getirir. (Ancak mandaların bundan hiç hoşlanmayacağı kesin!) Minicik bir kız çocuğu 2 tonluk bir ineğin memelerine asılıp bir kova süt sağar. Hipopotamları hayvanat bahçelerine kapatıp, karpuz kabuğu ile besleriz. Tonlarca ağırlıktaki balinaları gemilerimize çekip, yağlarından mum yaparız.

Biz insanız, Allah bizi yeryüzündeki bütün canlılardan çok daha üstün yarattı.

İsterseniz gidip bir aynaya bakın ve hazır aynaya bakmışken, Allah’ın sizi bütün canlılardan çok çok çok daha güzel yaratmış olduğunu da görerek, O’na şükredin olur mu…

Şu Acayip Hayvanlar Yazar Profili

Tarık Uslu, 1974 yılında Adapazarı’nda doğmuştur. Milli eğitim hayatı lise son sınıfa kadar sürmüştür. Bütün bu süre içerisinde okumak ve yazmaktan daha önemli bir şey öğrenmemiştir.

Tarık Uslu, lise yıllarında Zafer dergisinin yazı işlerinde çalışmaya başlamış ve uzun yıllar derginin müdürlüğünü yapmıştır.

Tarık Uslu, şu anda Zafer yayınları, Uğurböceği Yayınları ve İlkgençlik Yayınlarından oluşan Zafer Yayın grubunun editörlüğünü yapmaktadır.

Hem kendi ismi olan (Özkan Öze) hem de Tarık Uslu ismi ile pek çok kitabı yayınlanan yazar yazı çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.

Şu Acayip Hayvanlar Yorumları

Özkan Öze kitapları ile 20 yıl önce tanışmayı öyle çok isterdim ki… Bütün ama bütün kitaplarını okuma yazmayı öğrendikten itibaren bütün çocuklara okutun, yetişkinler olarak bizler de okuyalım. Eğlendiren, düşündüren, güzeli gösteren kitaplar bunlar.

Sadece çocuklar için değil bizim için de oldukça ilginç bilgiler barındıran keyifli bir kitap. Farklı hayvanlarla ilgili farklı yazılardan oluşuyor. Kitabın başında aslında bir yerlerden okuyup öğrenebileceğimiz bilgileri toplayıp yazmanın ne anlamı var gibi bir his gelse de ilerledikçe keyif verdi. Özellikle son hikaye gerçekten etkileyiciydi. Eksileri de olsa sevdim. Çocuklara okutulmalı.

Okurken hem eğlendiriyor hem de hayvanlara farklı pencerelerden baktırarak düşündürüyor. Okurken bir arının hatıra defterinde de bulabilirsiniz kendinizi, bir ağustosböceğine yazılmış mektup da da.

Hepiniz biliyorsunuzdur ama, ben yine de ACAYİP kelimesinin ne anlama geldiğini kısaca anlatayım: ACAYİP, garip, tuhaf, alışılmadık, olağanüstü, tabiatüstü, şaşırtıcı, mucizevî, akıl almaz.. gibi anlamlara gelir.

Ancak, alışkanlık denen yapışkan bir hastalık yüzünden, üstelik çok da bulaşıcıdır biz aslında çok Acayip olan milyon tane şeyi, artık pek Acayip bulmamaya başlarız.

Tarık USLU – Şu Acayip Hayvanlar Özet

Yayıncı ‏ : ‎ Uğurböceği Yayınları
Dil ‏ : ‎ Türkçe
Kağıt Kapak ‏ : ‎ 160 sayfa
ISBN-10 ‏ : ‎ 9758781855
ISBN-13 ‏ : ‎ 978-9758781850
Boyutlar ‏ : ‎ 19.5 x 1.3 x 13.5 cm
Yazar : Tarık USLU

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.