Site Rengi

Tutku Yayınları 8. Sınıf Kuranı Kerim Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 9

Tutku Yayınları 8. Sınıf Kuranı Kerim Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 9

Tutku Yayınları 8. Sınıf Kuranı Kerim Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 9

Tutku Yayınları 8. Sınıf Kuranı Kerim Ders Kitabı Çözümleri ve Cevapları Sayfa 9

1. ÜNİTE KUR’AN-I KERİM’İ TANIYALIM

HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

1. Kur’an-ı Kerim’in temel özellikleri hakkında bir araştırma yapınız.

610 yılında Hira mağarasında indirilmeye başlanan günümüze kadar tevatür yoluyla  ulaştırılan 23 yıllık zaman diliminde parça parça indirilen 6666 ayet, 114 sure ve 30 cüzden oluşan muciz bir Allah kelamıdır.

2. Tevhid, nübüvvet, risalet, ahiret, takva, sulh kavramlarının anlamlarını araştırınız.

Tevhit, “Birlemek” “ Allah’tan başka ilâh olmadığına inanmak.” “Lâ ilâhe illâllah sözünü tekrarlamak” manalarına gelir.

Nübüvvet, Peygamberlik, nebi olmak, nebilik. Allah’ın (C.C.) emriyle vazifeli olarak insanları doğru yola çağırmak anlamlarına geliyor.

Risalet, Kelime olarak birisini bir vazife ile bir yere göndermek anlamına geliyor. Terim olarak ise peygamberlik, büyük kitapla gelen peygamber anlamına geliyor.

Ahiret, Arapçada ‘son, sonraki’ anlamına gelen ‘âhir’ kelimesinin müennesidir. Dünyadan sonra gidilecek son ve asıl mekânımız olan ebedi âlemin adıdır.

Takva, korkma, sakınma, Allah korkusuyla günahlardan korunmak demektir. Muttaki, takva üzere yaşayan mü’min demek olur.

Sulh, Barış, sulh, anlaşma; anlaşmazlığı gidermek için iki kişi veya iki taraf arasında yapılan bir akit. Sulh genel olarak, anlaşmazlık konusu olan şeyden daha azı üzerinde yapılır ve taraflar arasındaki anlaşmazlığı sona erdirir.

3. Kur’an’dan, Allah’ın (c.c.) birliğini konu alan iki ayet bularak defterinize yazınız.

Göklerde ve yerde Allah’ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren öyle deliller var ki! Onlar, bu delillerle sürekli iç içe, yan yana bulunurlar, fakat üzerinde hiç düşünmeden tam bir aldırmazlık içinde onlardan yüz çevirirler! Yusuf/10-5O

Allah ki, yeryüzünü enine boyuna yayıp genişletti, oraya yerinden oynatılamaz dağlar yerleştirdi, nehirler akıttı ve orada her bir ürünü çifter çifter yetiştirdi. O, sürekli olarak geceyi de gündüze bürüyüp duruyor. Doğrusu bütün bunlarda, sistemli düşünebilen kimseler için nice deliller, alınacak nice dersler vardır. Rad/3

4. Bir Kur’an mealinden, Yusuf suresini okuyunuz ve bu surenin içeriği hakkında bilgi edininiz.

Mekke döneminde inmiştir. 111 âyettir. Bu sûrede Yûsuf Peygamberin hayatta karşılaştığı sıkıntılar ve bunlara sabrederek nasıl başarıya ulaştığı anlatılmakta ve inananlar için faydalı öğütler, önemli mesajlar verilmektedir. Kur’an’da baştan sona kadar bir tek konuyu anlatan tek sûre budur.

İlk üç âyette bu sûredeki âyetlerin Kur’ân-ı Kerîm’in âyetleri olduğu, Kur’an’ın Arap diliyle indirildiği ve bu sûrede kıssaların en güzelinin anlatılacağı bildirilmektedir. Bundan sonra 101. âyete kadar Hz. Yûsuf’un kıssası anlatılmıştır. Kıssada Hz. Yûsuf’un, kardeşleri tarafından kuyuya atılması, onu kuyudan çıkaran kafile tarafından Mısır’da köle olarak satılması, bir iftira sonucu cezaevine girmesi, Mısır kralının gördüğü rüyayı yorumlaması neticesinde cezaevinden çıkarılıp maliyeden sorumlu yüksek düzeyde yöneticiliğe getirilmesi, uzun süreli bir ayrılıktan sonra babası ve kardeşleriyle tekrar buluşması gibi konular ele alınmıştır. Daha sonraki âyetlerde ise müminlere müjde ve öğütler verilmektedir.

Kur’ân-ı Kerîm’deki kıssalar bazı hikmetlere dayanmaktadır. Özellikle peygamberlerin kıssaları, alınması gereken ibretlerle doludur. Nitekim bu sûrenin son âyetinde yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun onların kıssalarında akıl sahipleri için ibretler vardır.” Hz. Yûsuf’un kıssası hakkında da şöyle buyurmuştur: “Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde, almak isteyenler için ibretler vardır” (Yûsuf 12/7).

5. Hucurât suresini bir Kur’an mealinden okuyarak bu sureden ahlaki ilkeler çıkarınız. Çıkardığınız ilkeleri defterinize not ediniz.

Hucurat Suresi, önemli ahlak ilkelerini ihtiva etmektedir. Bu surede mü’minler kardeş ilan edilmiştir. Surede kardeşliği zedeleyecek hareketlerden şiddetle sakınılması emir ve tavsiyelerinde bulunulmuştur. Medyanın bazı unsurlarının oldukça yaygın bir biçimde kullanıldığı günümüzde, Hucurat Suresinde ilan edilen kardeşliği zedeleyici ve insan onuruyla bağdaşmayan birçok hak ihlalinin olduğunu görmekteyiz.

“Alay etme”, “karalama” ve kötü lakab takma” davranışları Kur’an’da yasaklanan davranışlardır. Bu yüzden gerek gündelik hayatta, gerekse medya ortamında bu davranışlardan sakınmak gerekir. Zan, kusur araştırma ve gıybet de Kur’an’da yasaklanmıştır. Yasaklanan bu üç şeyden her alanda kaçınmak gerektiği gibi medya ortamında da sakınmak lazımdır.

Bu ilkelerden birincisi “araştırınız” emridir. Rabbimiz, “Ey iman edenler! Güvenilir olmayan biri size haber getirdiğinde o haberin doğruluğunu iyice araştırın.” buyurmaktadır. Bizlere gelen bir haberi araştırıp soruşturmadan, gerçekliğini tespit etmeden onu doğru kabul etmek bizleri yanlış sonuçlara götürebilir.

İkinci ahlâkî ilke ıslah edici olmaktır. İnsanlar arasında yaşanan sorunları çözüme kavuşturmaktır. İfsat edici ve yıkıcı değil, yapıcı ve onarıcı; ayrıştırıcı ve bölücü değil, birleştirici ve bütünleştirici olmaktır. Kin, nefret ve şiddetin karanlıklarına karşı sevgi, muhabbet ve kardeşliğin gücünü el birliğiyle hâkim kılmaktır. Tefrika ve çatışmanın bataklığını hep birlikte kurutmaktır.

Üçüncü ahlaki ilke adil olunuz” emriyle adaleti yüceltmektir. Hiçbir koşulda hak ve hukuktan, sadakat ve doğruluktan asla ayrılmamaktır.

Dördüncü ahlâkî ilke ise alay etmeyiniz emridir. Hiç kimseyi hor ve hakir görmemektir. Âdem ve Havva’nın çocukları olarak aynı özden yaratıldığımızı hiçbir zaman unutmamaktır.

Beşinci ahlaki ilke birbirimizi karalamaktan kaçınmaktır. Küçük bir işaretle veya ima ile de olsa karşımızdakini rencide etmekten sakınmaktır. İnsan onur ve haysiyetini zedeleyecek her türlü söz, tutum ve davranıştan uzak durmaktır.

Altıncı ahlaki ilke Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayınız. Birbirinize lakap takmayınız” emridir. Zira tıpkı insanın kendisi gibi ismi, şerefi ve itibarı da saygıya layıktır, mükerremdir.

Yedinci ahlaki ilke, birbirimiz hakkında yerli yersiz zanda bulunmaktan kaçınmaktır. Çünkü insanlar hakkındaki zan, çoğu kez kişiyi yanıltır, günaha sevk eder. Yanlış anlaşılmalara, huzursuzluklara sebebiyet erir.

Sekizinci ahlaki ilke başkalarının kusurlarını, eksiklerini araştırmaktan sakınmaktır. Başkalarının mahrem hallerini ifşa etmeye kalkışmamaktır. Bize düşen asıl görevin kendi hata ve kusurlarımızı gidermek olduğunu unutmamaktır.

Dokuzuncu ahlaki ilke ise, Birbirinizin gıybetini yapmayınız. Birbirinizi arkadan çekiştirmeyiniz.” emridir. Zira bize düşen, yokluğunda dahi kardeşimizin hak ve hukukunu gözetmektir. Onun varlığını kendi varlığımız gibi görmektir. Haysiyetini kendi haysiyetimiz bilmektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.